29 Mayıs 2013 Çarşamba

Taksim Gezi Parkı

Bir ülke Düşünün Ne istesen, ne talep etsen sana şiddet ile cevap veriyor.  Ne düşündüğünün önemi var, ne de isteklerinin. Senin söylediklerin fikirlerin yaşadığın ülke adına hiç bir önem taşımıyor.

Sosyal medya  #GezideAğaçNöbeti  #GeziparkıİçinTaksime  insanların güçlerinin yettiğince savaşıyor, bir şeyler yapmak istiyor. Ellerini taşın altına koyması gerekenler derin bir sessizlik içinde.
 
Şu görüntülerde, konuyu anlamazsan bilmesen, zannedersin ki büyük bir direniş var, isteklerinde akıl almaz bir zorbalık var . Sadece hakları olan doğayı ve yeşili istiyorlar.
 
 

 
Hangi vicdan yeşile, doğaya zarar vermek ister. Nasıl bir zihniyettir ki, çocukların ellerinden temiz bir doğayı çalar. Yerine yüksek katlı oksijeni sıfır olan yerler diker, Hangi rant, para sistemi bu hale getirir.


 
Siyaside Bir tek yürekli çıktı, oda Sırrı Süreyya Önder, Tebrik etmek lazım bu yürekli davranışı için.
İmrendim, Hiçbir siyasetçinin dur bile diyemediğini eylem dönüştürdüğü için.
 
 

 

27 Mayıs 2013 Pazartesi

Tükenmişlik Sendromu - Hürrem

 
Son dönemin en mühim konularında biri, ''Tükenmişlik  Sendromu''. Ve bu Hürrem dizinde oynayan Meryem Üzerli ile tam konuşulur oldu.
Hepimiz dönem dönem bu duyguya kapılır, Çalışmaktan yorulmaktan ve ne yapacağını bilmediğin bir duygu seni alıkoyar yaşam dengenden' den.
 
 


Ben bu duyguyu daha önce yaşamıştım, Kelimelerle anlatamayacağın kötü bir süreç, bunun adının ne olduğunu bilmeden hemen atıverip kalan yerden aynı hızla devam ettik.
Bir es vererek, soluk alarak, yaşama mola vererek bitirilecek (Benim için) önemsiz bir gerginlik diyebilirim.

Bu durumu Eşim ile konuşunda son noktayı o koydu, tüm hissettiklerimin özeti gibi oldu.
''Tükenmişlik Sendromu'' Gideceği yer, yapacağı başka iş, sıgınacı liman olan alternatifi olan  insanların yakalanacı bir hastalık dedi.

Evet Bende tam aynısını düşünüyor ve yaşıyorken duygularımın tecrübesi oldu. Çünkü ben ve çevrem yaşam boyu hep bir savaş mücadele içinde olunca, sendromları hızlı toparlanma kalkıp bir tokat atıp kendine gelme yola devam ettiğimiz için.  Boş gözlerle, anlamsız ifadeler ile baka kaldık.

Yaşam benim çevrem için tipik bir Türk mantığı ile hep savaşmaktır, Sendromlara yer yoktur.

21 Mayıs 2013 Salı

#Reyhanlı #Anne

Bir annenin Çığlığını, İsyanını Hangi cümleler, hangi kelimeler, Hangi Sözcükler yerini doldurabilir Şu Fotoğraflardan başka........
Reyhanlı'daki olaylar ülkem adına geleceğimiz adına  bir keser vurulmuş, bu anaların acıları nasıl dinecek bilmiyorum, günlerce şu fotoğrafa baktığımda içimin en derin yerinden kanadı, kanadııı....
 
 
 
 
 
Annenin evladına sarılması, evladın annenin gözünün en derin içine bakması, bu savaşı bu öfkeyi bitirmez mi? Şu Fotoğraf karesine bakanlar, içindeki öfkelerinin  yerine ne alıyor acaba?
Anne gitme oğlum diyor, Oğul beni bırakma anne derken.........

 
Babasız, Atasız, Öksüz büyüyen çocukların öfkesini kim doldura bilir? Sevgisini kim tamamlayabilir?

 
Bu Savaşa Kim Dur Diyebilir..................??

15 Mayıs 2013 Çarşamba

#Şiddet #Kadın

 
 
Suudi Arabistan, Dünya Ekonomi Forumu 2009 Global Cinsiyet Eşitliği Raporu’nda 134 ülke arasında 131. sırada yer alıyor. Her kadının bir erkek (baba, ağabey, koca) tarafından “koruma” altında olduğu ülkede, kadına yönelik şiddet nadiren polis kayıtlarına giriyor. Kral Halit Vakfı için reklam ajansı Memac Ogilvy tarafından hazırlanan ilan, konuyu gündeme getiriyor. Suudi Arabistan’da türünün ilklerinden olduğu belirtilen ilanın başlığında, “Bazı şeyler örtülemez. Kadına yönelik şiddete karşı birlikte mücadele ediyoruz” deniyor.
 
 
 


Bu Görseli ve Açıklamayı,  Hürriyet Gazetesi Reklam Alemi yazarı Gürül Öğüt'den aldım.
Fotoğrafı görünce günümüzde ne kadar güzel türkiye için aile şiddetini anlatan bir kare daha düşündüm.
İstediği kadar eğitim seviyesi yükselsin, insanlığın önüne geçilemeyen ve artan şiddet olayına, nasıl çözüm sağlanır bilemiyorum.
Dünyanın her yerinde şiddete devletçe çözümler bulunmuş, yaptırımları olmuş.
Ama ülkemizde hiçbir yaptırım, hiçbir eğitim, seminer konferans bunun önüne geçememekte, hatta daha artmakta gibi geliyor.

Bu yüzden kadınlar okumalıyız, çalışmalıyız dayanışmalıyız....

11 Mayıs 2013 Cumartesi

Asla -'Giymem Hiç'' Yapmam- Demeyeceksin


Birşeyi asla yapmam,giymem,tarzım değil,avam işer demyiecekmişsin.
Bir kez daha öğrenmiş olduk, Çünkü bunu diyen ben baharın gelmesiyle birlikte içimdeki hangi kadının uyandığını bilmeden ve asla leopar desenli giymem diye mavralar yapan ben, magazaya girdim denedim, geri çıktım 2 saat sonra içimdeki dayanamadıgım karşı koy algısı duygusu geri çevirdi yönümü oraya artık benimde, leopar desenli bir ayakkabım var. :)
Ama hal nerde nasıl giyeceğimi bilmiyorum, begendim gözümde kalacağına yanımda dursun mantığı ile hareket edip, aldım.
Ve bayıldım. Leopar desenler  bu yıl hayatımın da olacak galiba...


29 Nisan 2013 Pazartesi

Ajanda

Çevreme bakıyorum benim gibi Ajanda kullanan sayısı az.
Nedeni bilmiyorum Kalemleri ve Defterleri çok seviyorum. Çantamda küçük not defterim, renkli kalemlerim hiç eksilmez mesela. Kitapların karalamam ama altını çizmem gerekirse, en renklisi en güzel kalemlerimle çizerim. Kalemsiz deftersiz. Duramam yani :)

İş konusunda da Hassas ve disiplinliyim, unuttum diyenlerden, not almayanlara kadar gıcık olurum. Ve belirtirim. O sebebtenmidir bilmem ama ben 3 ajanda bir not defteri ile hep hazırım :))



Büyük ajandam Müşteri Bilgilerim, Orta Randevu Bilgilerim,Küçük müşteri not-istek bilgilerim, en küçük ise çanta ajandam.
Yani Toplantıya - işe hep hazırım ben ;)


24 Nisan 2013 Çarşamba

AŞK = İstanbul

Sevgilimi o kadar çok özlemiştim ki, İçimde özlemi hasreti koca bir yumak olmuştu. İşe girmem sebebi ile uzun bir süre geldiğinde izin alamıyacak olması sebebi ile üzülürken, Sabahın erken saatinde eşim aradı ve beni istanbula davet etti. Tam anlamıyla bir davet idi.  İşe başlamana bir hafta var, Havalimanında buluşuyoruz dedi, Saatleri verdi. Ve kapadı.
Şaşkınlığımı anlatamam heyecandan yerimde duramıyorum, ne yapacağımı hiç bilmiyorum.
İlk önce hemen aileme haber verdim,  kahkahalar attım uzun uzun güldüm.
Ve acil toparlanmam gerektiğini düşünüp hemen hazırlıklara başladım. Proğram ben belirleyecektim, hızlı ve pratik bir şekilde, zamanım hiç yoktu yarın yola çıkacam ve aklımda bir sürü olması gerek iş vardı.
Hemen yanımda ayırmadığım küçük çanta ajandamı açtım, tek tek yazdım. Bu her zaman beni sakinleştirir ve pratikleştirir, ajandasız notsuz yaşayamam ben :)
Hemen bileti aldım, ilk defa atlas Jet'i kullandım, hem uçustan hem hizmetden, hemde kabin ekibinin ilgisi samimiyeti ve kiyafetleri ile tam anlamıyla keyifli bir uçuş oldu. Bunda sonra Atlas jet notlarımın ve beğenileirmin arasında.
Otel konusunda çok kararsız kaldım, hem merkeze yakın olmasını istedik, hemde güzel olmasını derken Sevgili fotografçı arkadaşım Tuğba ÖLÇER üniversiteyi orada okuması ve bi İstanbul aşığı olarak, rehberliğini ve bilgilerini istedik.
Harika bir otel önerdi, he Marmara Şişli 50 'ler konseptinde günümüz modrn uygulaması ile çok begendik otelimizi, keyifli ve güler yüzlü personelide harikaydı.
Booking.com sitesinden hemen rezervasyon ve ödemeyi yaptık
Ve Bilet alındı, Otel ayarlandı, İstanbul'lu dostlardan gezilecek yer listesi ayarlandı. Süsleni
Ve ikimizde çok heyecanlıydık, İskoçyadan Edinburg üzerinde direk istanbula 4 saat ile eşim akşam 8'de inecek di, bende ondan 2 saat önce inip dış hatlarda onu bekldim.

Ve bekleme süresi, sanırsın aylar yıllar :)
Ve Muhteşem AŞK dolu bir gezme ile işe girmeden tatilimizi tamamladık, oda bende inanılmaz keyif aldık. İstanbul bizi kucakladı, eğlendirdi, tadına doyamadımız kısada olsa çok keyifli bir 5 günlük kaçamak yaptık.

Buda Fotoları ;)
Yedi tepesinin dördünü herhalde gezdik,
500 üzerinde foto çekildik, şöyle bir özetleyelim fotorafları,

Bize Kuşlarla hoşgeldiniz diyen bir boğaz karşıladı bizi,

PierLoti'yi gezmden olmazdı, İstanbul seyehati.
Bu arada Necip Fazıl'ın mezarını gördüm, peyami safa ve bir çok edebiyatçının etkilenmemek mümkün değil.






Beyoğlu Çikolatası bayılırım, Eşim bir iki tane aldı. yedeklerini Adana'da kıymetli kıymetli yedim :)




Klasik İstanbul Seni Yeneceğim pozu olmadan olmazdı ;) Bizde yaptık. yenmek için değil sevmek için ama...

Blog'da 10.Yılımız

Bir bahar günü heyecanla içimdeki yazma şevki ile, Elif Şafak kadınların yazmasına dair iki cesaretlendirdiği sözler söyledikten sonra kend...